Diz kireçlenmesi, özellikle ilerleyen yaşlarda diz ağrısı, hareket kısıtlılığı ve çömelme güçlüğü gibi şikâyetlere neden olarak günlük yaşamı zorlaştırabiliyor. Yerde oturma, çömelme ve yeniden ayağa kalkma sırasında yaşanan diz ağrısı, bazı hastaların ibadetlerini de istedikleri şekilde yerine getirmelerini güçleştirebiliyor.
Diz kireçlenmesine bağlı şikâyetlerde cerrahi dışı tedavi seçenekleri de gündemde. Kök hücre uygulamaları, son yıllarda ortopedide araştırılan biyolojik tedavi yaklaşımları arasında yer alıyor. Ancak mevcut bilimsel veriler, bu uygulamaların etkinliğinin her hasta için kesin olarak kanıtlanmadığını ve uygunluğun hastanın durumuna göre değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.

Kireçlenme nedeniyle diz ekleminde ağrı ve hareket kısıtlılığı gelişebiliyor. Özellikle dizin bükülmesini gerektiren çömelme ve yerde oturma hareketleri, ileri derecede kireçlenmesi bulunan kişiler açısından oldukça zorlayıcı olabiliyor.
Amerikan Ortopedi Cerrahları Akademisi’nin diz osteoartriti kılavuzlarında, hastaların durumuna göre farklı cerrahi dışı tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Tedavinin kişiye özel planlanması önem taşıyor.

Kök hücre tedavisi, diz kireçlenmesi konusunda araştırılan biyolojik tedavi yöntemlerinden biri olarak öne çıkıyor. Bazı klinik araştırmalarda ağrı ve fonksiyon açısından olumlu sonuçlar bildirilse de çalışmaların yöntemleri ve kullanılan hücresel ürünler arasında önemli farklılıklar bulunuyor.
Cochrane değerlendirmesinde, diz osteoartritinde kök hücre enjeksiyonlarının kısa vadede ağrı ve fonksiyon üzerinde bir miktar iyileşme sağlayabileceğine ilişkin düşük kesinlikte kanıt bulunduğu; yaşam kalitesi ve bazı diğer sonuçlar açısından ise kanıtların daha belirsiz olduğu bildiriliyor.
Bu nedenle “kök hücre tedavisi kesin olarak ameliyatı ortadan kaldırır” şeklinde genel bir ifade kullanmak yerine, hastanın muayene ve görüntüleme sonuçlarına göre uygun bir aday olup olmadığının değerlendirilmesi gerekiyor.

Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı Op. Dr. Ahmet Özyazgan, kendi kliniğinin internet sitesinde kök hücre tedavisi ile kireçlenme ve eklem ağrılarına yönelik uygulamalara yer veriyor. Özyazgan’ın uzmanlık alanı Ortopedi ve Travmatoloji olarak belirtilirken, mesleki geçmişinde Atatürk Üniversitesi’nde ihtisas yaptığı ve farklı sağlık kuruluşlarında Ortopedi Uzmanı olarak görev aldığı bilgisi yer alıyor.
Diz kireçlenmesi bulunan hastalarda tedavi seçeneğinin belirlenmesi; yaş, kireçlenmenin derecesi, ağrı düzeyi, hareket kapasitesi ve mevcut eklem hasarı gibi faktörlerin birlikte değerlendirilmesini gerektiriyor.
Bu açıdan ameliyatsız yöntemler bazı hastalarda değerlendirilebilirken, ileri düzey eklem hasarı bulunan hastalarda cerrahi seçeneklerin de hekim tarafından ele alınması gerekebilir. AAOS’nin diz osteoartriti kaynaklarında da tedavinin hastanın klinik durumuna göre şekillendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Diz ağrısı nedeniyle yerde oturamayan veya çömelmekte zorlanan kişilerin öncelikle altta yatan problemin nedenini belirletmesi önem taşıyor. Diz kireçlenmesinin derecesi doğru şekilde değerlendirildikten sonra, fizik tedavi, egzersiz, kilo kontrolü, ilaç veya enjeksiyon gibi cerrahi dışı seçeneklerin yanı sıra uygun hastalarda farklı biyolojik tedaviler de hekim tarafından değerlendirilebilir.
Kök hücre tedavisi konusunda ise hastaların tedavinin olası yararları, riskleri, bilimsel kanıt düzeyi ve kendileri için uygun olup olmadığı konusunda uzman hekimden ayrıntılı bilgi almaları önem taşıyor.
Not: Bu haber bilgilendirme amacı taşır; tanı veya tedavi önerisi değildir. Diz kireçlenmesi ve kök hücre uygulamaları konusunda kişisel değerlendirme için Ortopedi ve Travmatoloji uzmanına başvurulmalıdır.