Depremin üçüncü yılında 455 bin depremzede evlerine kavuşurken, CHP’nin İzmir’deki 275 konutluk projesi toplanan milyonlarca liraya rağmen yüzde 10’da kaldı ve davalık oldu.
Türkiye, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli deprem felaketinin kayıplarını anıyor.
3 yılı geride bıraktığımız felaketten sonra başlayan seferberlikte 11 ilde 455 bin konut yapılarak depremzedeler yerleştirildi.
Bu tarihi imar seferberliğinin gururu yaşanırken CHP’li İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin İzmir’deki konut skandalı da tam aksine olumsuz bir örnek olarak dikkat çekiyor.
KONUT PROJESİ 2022’DE DUYURULDU
2022 yılı Şubat ayında İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki İZBETON A.Ş. ile İş İnsanları Gaziemir Konut Yapı Kooperatifi arasında imzalanan protokolle, Gaziemir Aktepe-Emrez Mahallesi Kentsel Dönüşüm Projesi’nin birinci etabı kapsamında, 275 konut ve 9 iş yeri inşaatı hedeflendi.

PARALAR TOPLANDI, İNŞAAT YÜZDE 10’DA KALDI
2024’te teslim edileceği belirtilen proje için para toplanmaya başlandı. 2+1 daireler için 4 milyon 600 bin TL talep edildi. Faiziyle birlikte bu tutar 7 milyon 700 bin TL’ye kadar çıktı. 60 aylık ödeme planları hazırlanırken taksitler 95 bin TL’den 220 bin TL’ye kadar ulaştı.
5 bin aileden para toplandı fakat proje yüzde 9,77’de seviyesinde kaldı.
İZMİR BÜYÜKŞEHİR’E YOLSUZLUK OPERASYONU
Mağdurların şikayetleri artınca İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, İzmir Büyükşehir Belediyesi (İZBB) iştiraklerinden İZBETON AŞ’de taşeron şirketler aracılığıyla yolsuzluk yapıldığı iddiaları üzerine 1 Temmuz’da, geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı.
Sayıştay, mülkiye müfettişi ve bilirkişi raporlarına dayandırılan kapsamlı bir soruşturma kapsamında, “İhaleye fesat karıştırma” ve “Nitelikli dolandırıcılık” suçlamalarıyla 157 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.
Soruşturma çerçevesinde gözaltına alınanlar arasında, dönemin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun da bulunduğu 139 şüpheli yer aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Soyer ve Aslanoğlu’nun da aralarında bulunduğu 60 kişi çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. 58 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, kalan şüpheliler ise herhangi bir tedbir uygulanmadan serbest bırakıldı.

İDDİANAME HAZIRLANDI: 499 MAĞDUR
Soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame, İzmir Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunuldu. İddianamede, Örnekköy 3. ve 4. etap, Gaziemir-Aktepe-Emrez Mahallesi 1. etap ile Karabağlar 3. ve 4. etapta, kat karşılığı inşaat işlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiaları yer aldı.
TUNÇ SOYER HALA TUTUKLU
Aralarında eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun da bulunduğu 11’i tutuklu toplam 65 şüpheli hakkında, her biri için 3 yıldan 45 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
“TUTUKLU BÜROKRATLAR SAVUNULURKEN MAĞDURLAR YOK SAYILIYOR”
Konuya ilişkin dava süreci devam ederken mağdurlar sık sık seslerini duyurmak için açıklama yapıp protesto gösterileri düzenliyor.
Mağdurlar tarafından yapılan son açıklamada, “Bugün hâlâ gerçek mağdurlar bilinçli bir şekilde yok sayılmaktadır. Biz bu mağduriyeti yeni yaşamıyoruz. 11 ayrı eylem yaptık, defalarca basın açıklaması yayımladık, kapı kapı dolaştık. Hangi CHP’li milletvekili bir kez olsun bir kooperatif üyesinin kapısını çalıp derdini dinledi? Hangi bürokrat sorumluluk alıp sahaya indi? Hiçbiri.” denildi.
“CHP’YE GÜVENİMİZ KALMADI”
Kooperatif üyelerinin güven duygusunu kaybettiğine dikkat çekilen açıklama, şöyle devam etti:
“Artık kooperatif üyelerinin Cumhuriyet Halk Partisi’ne, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne, İZBETON’a, İzmir Ticaret Odasına en ufak bir güveni kalmamıştır. Bu güven kaybı bir günde oluşmamış, yıllara yayılan ihmalin, suskunluğun ve sorumluluktan kaçışın sonucudur.
Şenol Aslanoğlu’nun Cemil Tugay için söylediği ‘İnşaatları durdurmasalardı devam edecekti’ yönündeki söylemi, kooperatifimiz açısından gerçeği yansıtmamaktadır. Üyeler olarak yönetime geçtiğimiz tarihte müteahhit firmaya yüklü miktarda avans ödenmiş olmasına rağmen sahada fiilen çalışması yoktur. Kooperatif üyeleri tüm borçlarını eksiksiz ödemiştir. Buna rağmen kooperatif kasası boştur.
Dahası kooperatifin vergi borçları olduğu ortaya çıkmıştır. Bu tablo açıkça göstermektedir ki sorun sonradan yaşanan bir kriz değil kooperatifin kuruluşundan itibaren süregelen usulsüzlükler zinciridir. Bu usulsüzlüklerle ilgili yasal başvurular Kasım 2024’te kooperatifimizin yeni yönetimi tarafından yapılmıştır. Bugün hâlâ bu gerçeğin görmezden gelinmesi kabul edilemez.”

“MAĞDURİYETİMİZ DERHAL GİDERİLMELİ”
Kurumların kendi hatalarını açıkça kabul etmesi ve yıllardır mağdur edilen kooperatif üyelerinin zararlarını derhal ve somut biçimde giderilmesi gerektiği vurgulanan açıklamanın sonunda, “Aksi halde yapılan her açıklama, her demeç ve her ‘model’ vurgusu, mağdurların öfkesini büyütmekten ve kamu vicdanındaki yarayı derinleştirmekten başka bir işe yaramayacaktır. Biz buradayız. Mağduriyetlerimizle, belgelerimizle ve taleplerimizle buradayız. Ve bu gerçekler kabul edilene kadar da susmayacağız.” denildi.